Hızlı Sipariş Hattı
(224) 234 56 78

Hodgkin Lenfoma Belirtileri

Hodgkin Lenfoma Belirtileri

Bağışıklık sisteminin önemli bir parçası da lenf sistemidir. Hastalık anında ya da vücut bir enfeksiyon kaptığında lenf sistemi vücudun savunma direncini arttırır ve savaşmaya yardımcı olur. Bu sistemem ait lenf damarları dediğimiz damarlar vardır ve içinde lenf sıvısı taşımaktadır. Bu damarlar aynı kan damarları gibidir fakat taşıdığı sıvı renksizdir. Bu sıvıda (lenf sıvısı) lenfosit hücreleri bulunur. Bu hücreler enfeksiyonlara karşı savaşır ve vücudu korur.

Bunun dışında bu sistemde lenf bezleri denilen yapılar mevcuttur. Bu bezler, göğüste, boyunda, karında, kol altında ve mide gibi yapılarda bulunur. Dalak, timus, kemik iliği ve bademcikler lenf sisteminin bölümleridir.

Hodgkin hastalığı bir kanser türüdür. Normalde hücreler belli bir düzende ve kontrol altında, gerektiği zaman bölünürler. Bu şekilde vücut dengeşi ve sağlıklı olur. Kanser anında ise bölünmeye ihtiyaç duyulmadığı halde hücreler bölünmeye devam eder. Bölünen yerde hücre miktarı artar ve bir doku kitlesi oluşur. Buna tümör denir. Her tümör kötü karakterde değildir. İyi huylu dediğimiz tümörler de vardır. Hodgkin hastalığında bu tümörler kötü huyludurlar. Ortaya çıktıkları dokudan sonra yayılma eğilimindedirler. Bir tek lenf bezinde ya da birkaçında görüldükten sonra başka bölgelerede de görülebilir. Hatta bütün vücuda yayılabilir.

HODGKİN’DE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Hastalığın nedeni henüz kesin olarak bilinmiyor. Fakat hodgkinin ortaya çıkışında etkili olduğu düşünüldüğü bazı faktörler saptanmıştır. Bu faktörlerin hepsi aynı kişide görülmeyebilir. Zaten bu faktörleri taşımadığı halde bu hastalığa yakalanan pek çok hasta vardır.

Son yıllarda yapılan çalışmalar sayesinde bu hastalığın sebeplerinden birinin EBV (epstein-barr virüsü) olduğu kesinleşmiştir. Ülkemizde en çok görülen tipinde bu virüs Hodgkin hastalarında %70 oranında saptanmıştır. Bu çalışmalarda EBV’nin yol açtığı enfeksiyonun, Hodgkinden önce ortaya çıkması Bu virüsün etken olduğu fikrini desteklemektedir.

Bunun dışında genetik faktörlerin de bu hastalıkta rol oynadığı düşünülmektedir. Aileden geçiş söz konusu olabilir. Yapılan araştırmalar sonucu kardeşlerinde Hodgkin hastalığı olanlarda bu hastalığa yakalanma ihtimali artmıştır.

Erkeklerde, kadınlara oranla daha fazla görülen Hodgkin hastalığı, sıklıkla 15-34 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden yaş ve cinsiyetin de etkili bir rol oynadığı düşünülmektedir.

HODGKİN’İN BELİRTİLERİ

Hodgkin hastalığı (Hodgkin lenfoma), 4 alt tipe ayrılmaktadır. Bunlar; nodüler skleroz, mikst sellüler tip, lenfositin çok olduğu ve lenfositen fakir tip olmak üzere ayrılırlar. Bunlardan mikst sellüler tip, ülkemizde en fazla oranda görülen Hodgkin tipidir.

Hastaların doktora başvurma nedeni genellikle lenf düğümlerinde meydana gelen büyümedir. Bu büyümeler sıklıkla, kasık, boyun ve koltuk altında olmaktadır. Bu şişlikler ağrısız olabilir. Çünkü kanserin başlangıç döneminde şişliklerde ağrı olacak diye bir şey yoktur.

Bunların dışında gece terlemesi, ateş yükselmesi, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, deride kaşıntı ve anemi gibi bulgular da gözlenir. Bunlar daha çok hastalığın ileriki evresinde (evre 3 ve 4) görülür. Daha kötü tipte Hodgkin’de ortaya çıkarlar. Bu belirtiler Hodgkin hastalığına özgü belirtiler değildir ve başka bir hastalıkta da aynı bulgular görülebilir. O yüzden erken tanıyla hastalık en olursa olsun tedavisi mümkün olabilmektedir.

HODGKİN TANISI

Hastanın doktora şikayetleri sonucu Hodgkin hastalığından şüpheleniliyorsa buna yönelik testlerden önce doktor, kasık, boyun, ya da koltuk altında lenf bezi şişliklerine bakacaktır. Ayrıca kan tahlili ile röntgen, emar, bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri gerekebilir.

Kesin tanı konması için lenf bezinin bir kısmının ya da tamamının alınmasıyla biyopsi yapılır. Mikroskobik incelemeyle kanser hücrelerinin olup olmadığı araştırılır. Hodgkin hastalığında Reed-Stenberg hücreleri spesifiktir. Bunlar dev kanser hücreleridir. Diğer kanserlerden de ayrımında kullanılır.

Tanı konduktan sonra, tedavinin ne şekilde yapılacağını belirlemek için hastalık evrelendirilir. Bu evrelendirmede, etkilenen lenf bezleri, sayısı, diyaframın altında ya da üstünde olması, karaciğer, kemik iliği, dalak gibi diğer organlara sıçrayıp sıçramadığı önemli kriterlerdir. Yayılım yapması hastalığın gidişatını olumsuz yönde etkiler. Bunları ortaya çıkarmak için diğer organlar için de biyopsi yapılır. Büyük kemiklerden alınan kemik iliği ile kanser hücreleri olup olmadığı araştırılır.

HODGKİN LENFOMA TEDAVİSİ

Tedavide hastanın yaşı, sağlık durumu, hastalığın hangi evrede olduğu göz önüne alınması gereken konulardır. Öncelikle bu durumlar dikkate alınarak bir tedavi planı belirlenmelidir. Tedavide onkolog, hemotolog ve diğer sağlık ekipleri birlikte bulunmaktadır.

Artık yaygınlaşmış hastalığı olanlarda da agresif radyoterapi ve kemoterapi uygulanması bu hastalığa karşı bakış açısını daha olumlu hale çevirmiştir. Bunların yanında beslenmeye dikkat edilmeli ve protein ve karbonhidrat ağırlıklı bir diyet uygulanmaldıır. Böylece kemoterapinin yan etkileri azaltılmaya çalışılır. Hodgkin hastaları yorgun olduğundan dinlenmeye özen gösterilmelidir.

Evre 1 ve 2′deki hastalarda 5 yıllık yaşam şansı neredeyse %100′e ulaşmıştır. Daha ileriki evrelerde ise bu ancak %50′lerdedir. Bununla birlikte, tedavideki son gelişmeler bazı problemlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Kemoterapi ve radyoterapinin birlikte uygulanması sonucu uzun dönem hayatta kalan hastalarda, akciğer kanseri, akut lösemi, meme kanseri gibi kanser türlerinin gelişme olasılığı artmaktadır. Yani çalışmalarda yüksek bir tedavi oranı sağlanmıştır. Fakat tedavi sonucu oluşacak yan etkileri önlemek için çalışmalar hala devam etmektedir.